Zaman nedir? Sadece akıp giden saniyeler mi, yoksa koca bir toplumun ritmini, kimliğini ve bocalamalarını içine saklayan devasa bir saat mi? Körfez Kitapseverler olarak edebiyatın o derin sularına dalmayı en sevdiğimiz duraklardan biri, hiç şüphesiz Ahmet Hamdi Tanpınar'ın başyapıtı Saatleri Ayarlama Enstitüsü...
Romanın başkarakteri Hayri İrdal’ın trajikomik yaşamı üzerinden, aslında koca bir ülkenin Doğu ile Batı, eski ile yeni arasında sıkışıp kalışını okuyoruz. Tanpınar, o eşsiz ironisiyle bizi sadece güldürmekle kalmıyor; "Halit Ayarcı" karakterinin şahsında, şekilci bir modernleşme çabasının ne kadar absürt yerlere varabileceğini yüzümüze vuruyor. Hayali bir enstitü, gereksiz bir bürokrasi ve etrafında pervane olan insanlar... Tanıdık geldi mi?
Kitabın en çarpıcı yanı, yazıldığı dönemin ötesine geçip bugünün dünyasına, günümüzün "verimlilik" ve "zaman yönetimi" çılgınlığına bile zarif bir eleştiri getirmesi. Hepimiz kendi hayatlarımızın küçük Saatleri Ayarlama Enstitülerinde birer Hayri İrdal değil miyiz bazen?
Körfez'in güzel insanlarıyla bir araya geldiğimizde, çaylarımızı yudumlarken en çok tartışmayı sevdiğimiz o büyük soruyu bu kitap bize bir kez daha sorduruyor: Bizim saatlerimiz aslında kime, neye göre ayarlı?
Tanpınar'ın o muazzam diliyle örülmüş bu eseri henüz okumadıysanız, kütüphanenizin en güzel köşesinde ona bir yer açın. Okuduysanız da, bir sonraki Körfez Kitapseverler buluşmamızda altını çizdiğiniz o harika cümleleri bizimle paylaşmayı unutmayın.
Sizin saatleriniz nasıl işliyor? Yorumlarda buluşalım!
